Bilyap’ın kısa tarihçesi: Dünden bugüne (1998-2009)

Fikirsel temelleri çok daha önceden atılan Bilyap’ın akvaryum sitesi ilk olarak 1998 yılında açıldı. Resmi adımız Bilyap Aquaristic olmasına rağmen herkes bizi Bilyap adıyla tanıdı.

Akvaryum sitesinin iki tane sloganı vardı:

  1. Bilinçli akvaryumculuk
  2. Türkiye’nin ilk akvaryum sitesi

Eski Bilyap akvaryum sitesi<İkinci slogandan biraz ucuz reklam koktuğu ve pek de fazla anlam taşımadığı için sonradan vazgeçtik. Öyle ya, ilk site olabilir (gerçi o da kuşkulu, elimizde resmi bir kanıt yok), ama bu onun iyi bir site olacağı anlamına gelmez.

İlk sloganımız bilinçli akvaryumculuk ise Bilyap ile özdeşleşerek bugüne kadar geldi. Bilgiye dayalı, canlıların doğal gereksinimlerine duyarlı ve doğasever akvaryumculuk anlamına gelen bu slogandan bugüne kadar vazgeçmedik. Fakat bu sloganın içeriği Bilyap’la beraber biraz evrim geçirdi.

İnternet kullanımının daha yeni yayılmaya başladığı, Türkçe kitapların yetersiz kaldığı ve en basit bilgiye bile ulaşmanın zor olduğu dönemlerde bilinçli akvaryumculuk bizim için sadece, kulaktan duyma hurafelere değil bilgiye dayalı akvaryumculuk anlamına geliyordu. Buna temel bilgiler de dahildi. Dolayısıyla yayınladığımız bilgilerin gerçekten ilginç veya orjinal olmasına pek fazla önem vermiyorduk. Sonradan bütün internetin ve kendi akvaryumculuk anlayışımızın gelişmesiyle bilinçli akvaryumculuk anlayışımıza iki önemli unsur daha eklendi:

  1. İçerikte kalite ve orjinallik. Yayınladığımız bütün makale, video ve resimlerde mutlaka bir ek değer, bir orjinallik, bir ilginçlik, veya en azından bir kendine haslık olmalıydı. Çünkü bizim hedef kesimimiz araştıran, okuyan, deneyen, eleştirel düşünen kültürlü akvaristlerdi. Bu kesimin de her yerde bulunabilen bilgilere karnı toktu.
  2. Maksimum ekoloji minimum teknoloji. Bizim hedef kesimimiz canlıları doğasına uygun yaşatmak isteyen; akvaryumu teknik bir malzeme sporu, balıkları da birer koleksiyon veya dekorasyon malzemesi olarak görmeyen doğasever akvaristlerdi. Dolayısıyla artık daha çok doğal veya doğala yakın, düşük teknolojili biyotop akvaryumları bizim ilgi alanımıza giriyordu. Bu tür akvaryumlar kurabilmek için de doğal olarak ekoloji ve habitat bilgileri...

1999 yılında Superonline’da kiraladığımız ilk sanal mağazamızı açtığımızda 500 civarında üyemiz vardı. Hem müşteri, hem de üye sayısı çok yavaş ilerliyordu. Fakat ilk üyelerimiz bizim en değerli üyelerimizdi. Forumlarımızdaki o ilk tartışmaların kalitesini ve tadını sonradan pek bulamadık. Umarız bundan sonrası farklı gelişir.

Sonraki yıllar hem üye, hem de müşteri sayısı hızla artmaya başladı. 2005 yılına geldiğimizde 23 binden fazla üyemiz, 4000’den fazla da müşterimiz vardı. Üye sayısı 2008 yılına gelindiğinde 40 bini bulmuştu, ancak bunun ne kadarı gerçekten aktifti bilemiyoruz. Şu anda (Kasım 1999) sitemizin 44 bin civarında kayıtlı üyesi vardır.

Superonline’da kiralamış olduğumuz ilk sanal mağaza hem pahalıya geldiği, hem de sistem olarak ihtiyaçlarımızı karşılamadığı için internet programcılığını öğrendik ve sanal mağaza, üyelik sistemi ve forumlar gibi, sitemizin gerektirdiği bütün yazılımları oturup kendimiz yazdık. O zamanlar bugünkü gibi kaliteli hazır sistemler yoktu. 1999’un sonuna geldiğimizde artık kendi tasarladığımız sanal mağaza hizmete girmişti.

Sanal mağazanın arka plandaki işlerini (siparişler, depo düzeni, faturalar, ödemeler, paketlemeler, garanti şartları, müşteri soruları vesaire) çok uğraşıp o kadar basitleştirmiştik ki iki kişi bütün işlemleri halledebiliyordu.

1998’den 2009’a kadar neleri başardık, nelere vesile olduk, neleri başaramadık, maddleler halinde kısaca özetleyecek olursak:

  • Akvaryum forumlarındaki zevkli tartışmalar sonucu ciddi bir bilgi birkimi oluştu. Türkiye’nin çeşitli illerinden üyelerimiz bu forumlarda tanışıp dernekler kurdular.
  • Akvaryum magazininde (bugünkü makaleler) kendi yazılarımızın yanında üyelerimizin de yazılarına yer verdik.
  • Daehne ve Mergus gibi yayınevleriyle anlaşıp düzenli kitap ithalatı yaptık. Bu kitapları ön sipariş gibi yöntemlerle elimizden geldiğince uygun fiyatlarla üyelerimize ulaştırmaya çalıştık.
  • Başta Bioplast adlı türlü akvaryum ürünleri olan bir Alman firmasının temsilciliğini almıştık. Bu ürünleri hem sanal mağaza üzerinden, hem de akvaryumcular üzerinden pazarlamaya çalıştık. Bu başarısız bir girişim oldu. Ayrıca belli bir firmanın temsilciliği Bilyap’ın bilgiye dayalı akvaryumculuk anlayışıyla uyuşmuyordu. Bilyap sattığı ürünler konusunda tarafsız olmalı, gerçekçi ve doğru bilgi vermeli ve gerçek kalitenin anlaşılması için üye yorumlarına açık bir ortam yaratmalıydı. Temsilcilik ve belli markaların reklamı Bilyap’ın işi olmamalıydı.
  • Tropica firmasının temsilciliğini alıp bitki ithal ettik. Başlangıçta sağlam paketleme konusunda çok uğraştık ve siparişlerin çoğunu hasarsız göndermeyi başardık. Hem siteden verdiğimiz bilgiler, hem de bitki satışları sonucu üyelerimizin tanıyıp besledikleri bitki türlerinin çeşitliliği arttı. Cryptocotryne wendtii (cüce kripto) gibi bitkiler artık yaygın olarak beslenir oldu. Sonradan ithalatlardaki beklenmedik aksaklıklardan ve masraflardan başımız çok ağrıdığı, Türkiye’deki alım gücüne göre pahalı oldukları için Tropica bitkilerinden vazgeçtik. Bitkilerimizi Asya’dan ithalat yapan bir toptancıdan almaya başladık.
  • Biyotop akvaryumları için çok uygun türler olan Kakadu, Borelli ve Altispinoza gibi balık türlerini tanıtmaya çok önem verdik. Eskiden Türkiye’de hiç adı bile bilinmeyen Apistogramma türleri ender de olsa ilgi çekip beslenmeye ve oluşan talep üzerine akvaryumcularda bulunmaya başladı.
  • Genel olarak akvaryum sektöründeki toptancılarla iyi geçinmeye özen gösterdik. Onlar da bizi (umarız) sözlerini tutan, borçlarını zamanında ödeyen bir şirket olarak tanıdılar.

2007 yılında kapanana kadar sanal mağazamız hiç kar edemedi; ancak çalışanların maaşını ödedi o kadar. O da bazen güçlükle. Bunun nedenlerine girip canınızı sıkmayacağız. Ancak şu kadarını söyleyelim, sadece ekonomik krizler değil, politik krizler dahi bizim sektörü vuruyordu. Demek ki insanlar başka dertleri olduğu zaman ilk iş akvaryuma harcanan zaman ve paradan kısıyordu. Tabi anlaşılır bir durum. Krizlerden etkilenmeyense anlaşılan ilgi alanları farklıydı.

Bilyap olarak ticari alanda bundan sonra ne yapmak istediğimiz konusunda bakınız:

Yukarıda Bilyap’ın prensipler konusunda geçirdiği bazı evrimlerden söz ettik. Bu evrimlerden biri de çok temel bir konuda gerçekleşti: Bizim olsun küçük olsun anlayışından hepimizin olsun büyük olsun anlayışına geçiş.

Yani küçük bir pastanın büyük hissedarları olmaktansa büyük bir pastanın küçük hissedarları olmak (bu işte fazla para olmadığına göre belki pasta yerine belki çorba demek daha iyi olacak). Fakat bilinçli akvaryumculuk sloganı altında açıklanan temel prensiplerden ödün vermeden.

Bu geçiş tabi ki birdenbire değil, yavaş yavaş olacaktır.

Bu yeni site de bu anlayışla yapıldı. Artık gerekli şartları yerine getiren herkes üye, yazar, editör ve hatta site yöneticisi bile olabilecek. Yazar olan herkes makale yazabilecek. Her yazar, kendi yayınladığı sayfadan oluşacak reklam gelirinden %70-80 düzeyinde pay alacak.

Tabi ki internet ortamında bu görev dağılımı ve paylaşım düzeni yeni değil diyeceksiniz. Yeni olan, internet dışında da bu anlayışı sürdürülmesi olacak. İsteyen herkes Bilyap’ın emektarı veya hissedarı olabilecek. İsteyen herkes belli koşullara göre Bilyap’ın ticari aktivitelerine katılabilecek.

Somutlaştıralım: Diyelim ki içinde seraları, biyotop akvaryumları, satış bölümü ve küçük bir araştırma merkezi olan, belli günlerde ziyaretçilere açık bir akvaryum kampüsü kurmak istiyoruz. İlk iş üyelere soracağız: Nasıl bir proje yapmalı, kimler emeğiyle bu işe katılmak ister, kimler para yatırıp hissedar olmak ister?

Kısacası, bundan sonra Bilyap artık birkaç kişinin tapulu malı değil, bir organizasyonun adıdır. Sloganı da prensibi de bilinçli akvaryumculuktur.